15 Ocak 2018 Pazartesi

Rustik tasarım

TLC kanalını bilmeyen var mı? 
 Bizim evde sınırlı sayıda belgesel kanalı varken müdavimi olmuştuk.  Her yayını izliyorduk. 
Sonra farklı kanallar aldı kardeşim.  Marka adı vermek istemiyorum ama bu tv ler için satılan paketler / kutular ne olarak tanımlanıyor?

Neyse efendim ilk ay ücretsiz diye reklamları geçen ama her an tv ekranında mesajiniz var uyarısı veren. Ücretsiz diye kurulan ama sonradan dünyanın masrafını çıkaran uygulamalar.
Uzun lafın kısası TV insanı değildik ama olduk.
 Alaskada ki tüm evleri gezdik, yetmedi ağaç ev yapımlarını izledik. Teksastaki zombi evleri pek sevmesekte onlarıda izledik.  Özetle bir tv programı çıkarabililecek bilgiye sahipim artık :)

Nursen yemek yapamıyor ama yıllardır ekranda. Yuva yıkıp kendine yuvada kurdu.
Bende yuva yıkamasamda bir iki bir şey beceririm herhal.

Şaka şaka o kadarda değil.  İnanılmaz kararsız bir insanım.  "Acaba" der dururumda iki koltuğu yan yana koyamam.

O yüzden en beğendiğim resimleride seçemedim ya.


 

 

 


Askada 500 tane ev varmış biz bu program sayesinde 100 tanesini görmüşüzdür.
Bu program dışında ağaç ev ustaları var ki onlar başka güzel.  Sıfırdan ev yapıp dekor ediyorlar.
 Görsel toparlayabilirsem başka zaman paylaşırım.

Resimler pinterestten, tek tek link vermeyeceğim.

Rustik tasarım nedir diye açıklama yapmayacağım.

 Hayalimde bu kadar olmasada az biraz odunlu, taşlı ev istiyorum.

Gerçekler ?


Aha da bu da bizim köyden.

Nenemim aynalı karyolası, annemin el emeği çeyizlik yatak örtüsü ve her evde olan perdeler.
O perdeler olmazsa olmaz zaten :)

 Seviyom ki ben bu köşeyi :)

10 Ocak 2018 Çarşamba

Arif v 216

Uzun zamandır sinemaya gitmiyordum.
 Aklımda komedi filmi varsada dışarı çıkmaya hesevim yoktu.
Abimlerdeydim, abimin eşi çocuklarla gidelim dedi. Giden biri çocuklar için sorun olmaz küfür yok dediği için 12 yaşında iki çocuk ile gitmiş olduk. Açıkçası çocuklarla gidilecek bir film değil.  Salonun yarısı  7-8 yaşlarında çocuklarla doluydu. Çocukları o filme getirmek zaman kaybından başka birşey değil. Küfürlerde cabası.  

Bunca laftan filmi beğenmediği düşünmeyin. Severek zevkle izledim. 


Arif karekterinin 60lar mahallesine tepkisi tam benlik, orada olsam onun kadar uyuz olurdum :)

Filmde tanıdığımız pek çok oyuncu o dönem oyuncularını canlandırıyor.  Mert Fırat'ı beğendiğimden değil yanlış anlaşılmasın ( yazar burada  kendi cümlelerine  inanmaya çalışıyor ), rolu biraz daha uzun olabilirdi :)


Ajda pekan rolü olmuş ama benzer bir filmde oynadığı için ilginç gelmedi.
Zeki Müren'e bayıldım.  Bir başkasını hayal dahi edemiyorum.

Tüm şarkılar,  sahne şovları güzel olmuş.  Geçmişe gidip aynısını yapacağım :)

Zamanda yolculuk filmlerini pek severim. Bu filmide sevdim. 

Tekrar tekrar izlerken "aa burada bunu mu demek istemiş " diyeceğime  de eminim. 

Filmde beğenmediğim tek unsur sonlara doğru kafamıza vurur gibi demeç verilmesiydi. 

Aa birde salondan kaynaklı sorunlar mevcuttu.

Temizlik yapıldığı için bekletildik. 
15 dk gec başladı film.
 Beylikdüzü Migrosta sinemaya gittik. 
Salon çok rahattı yalnız filmin son 20 dakikasında film bitmiş gibi ışıklar açıldı. 
Sahil muhabbetinde önümüzdeki insanlar ayıklanmış gidiyordu.  Ekran ışığından geçen insanlar mevcuttu. 
 Son ana kadar filmi izleyen birisi olarak kesinlikle memnun kalmadım.

Son olarak çocuklarınızla gitmeyiniz. 
Kamu spotu 
:)


8 Ocak 2018 Pazartesi

Paul Auster - New York Üçlemesi

Yazarın okuduğum ikinci kitabı.
Kesinlikle farklı bir tarz. Alışılmış bir kurgu değil.
En azından benim okuduğum kitaplar gibi değil.

Dedektif hikayesi okuyoruz.

 Sherlock izlerken bu kitabı okumak biraz farklı.  Sherlock ne kadar zeki ise bu kahramanlarda o kadar düz.



Karekterler çift kişi yada çift kişilikli. İlk hikayede anlamakta zorlansamda ikincide tahminlerim yanlış çıkmadı.  Hikaye sonlarına bilemedim çok şükür.  Çok şükür diyorum çünkü o sonları yazmak için normal olmamak gerek.

Hikayelerde yollarımız yazarlarla çakıştığı için bol bol kitaplar ve yazarlardan örnekler var.

İlkinde Don Kişot göndermesi vardı,

İkincide biri ağırlıklı olmak üzere üç kitap

Henry David Thoreau - Doğal yaşam ve başkaldırı
Walt Whitman - Cimen Yaprakları
İki kez anlatılmış öyküler - böyle bir kitap bulamadım. O an yazar uydurmuş olabilir. 

Üçüncü ve son öyküde

Peter Freuchen - kutup serüveni
 ( böyle bir kitap var mı emin değilim ) 
Poe - kuyu ve sarkaç
Herman Melville - Beyaz balina

Kitaplarını not almışım.



Kitaba gelecek olursak ilk iki hikaye dedektiflik hikayesi.  Aslında üçüde dedektiflik hikayesi.
Tek fark son hikaye ilk ikisinden geçiyor.
 Yok aslında geçmiyor hikayeler birbiri ile ilişkili.

Son hikayede her şey sona eriyor, bilinmeyenler açıklanıyor diye düşünmeyin öyle bir şey olmuyor.
Oluyorsada biz faniler gerçekleri göremiyoruz.

Gerçekçi mi dedim?

Hangi gerçek,  olaylar yaşandı mı ki?
Hepsi olmasada pek çoğu ana karakterin kendini inandırma çabası değilmiydi?
Aslında olmayan kişileri varmış gibi kabul edip kendini avutma hikayesi.
 İnsan kendini avutmalı, avutmalı ki yaşayabilsin.

...

29 Aralık 2017 Cuma

2017 okumaları

Yıl içerisinde okudukca güncelleme yapmayı düşünüyorum. Zaten yılı yarılamışız ( bu yazıya 29 nisan günü başladım) yıl boyunca ilave etmek zor olmasa gerek. 

Aralık ayı gelince benim böyle bir postum vardı dur bir bakayım dedim ve yazıya devama başladım.
15 kitap eklemiş bırakmışım. Kaldığım yerden devam edip 29 kitabı tamamlamak zor olmadı. 
Arada sildiğim kısımlarda oldu tabi.
Sildiğim giriş kısımlarını tekrar yazmak zor geldi. Direk listeye giriş yapıyorum. 
2017 nasıl geçmiş değerlendirmesini kafamda yamapayınca böyle oluyor demek ki. 


Yağmurda Aşk - Necip Mahfuz - Kırmızı Kedi Yayınları - Mısır edebiyatı- roman


Güneş Ülkesi - Campenella  - arya yayınları 


Tütün Yolu - Erskıne Caldwell -Varlık Yayınları - Roman


Çiçeklerimi rüzgara verdim - Debbıe Macomber - Martı Yayınları 



Oscar Wilde'nin Son Vasiyeti - Peter Ackroyd - can yayınları - biyografi


Necip mahfuz - Düğün Evi - Kırmızı Kedi Yayınları



Bilinmeyen bir kadının Mektubu - Stefan Zweig - E kitap

Amok Koşucusu - Stefan Zweig - E kitap

Bir Kadının Yaşamından 24 Saat - Stefan Zwein - E kitap

Satranç - Stefan Zweig - E kitap


Olağan üstü bir gece - Stafan Zweing - İş Bankası yayınları

Sırca Fanus - Slyvia  Plath - E kitap

Yaban kızlar - Ursula Le Guine - E kitap

Ahraz- Deniz Gezgin  - Sel yayınları



Vıctoria - Knut Hamsun - Varlık Yayınları - Roman


Gezgin - Halil Cibran - Kapı Yayınları 


Kırk güzeller Çeşmesi -iskender Pala - kapı yayınları - deneme




Biyoyrafik hidayet hikayesi

Satranç Oynayan Derviş - Ali Ural -Şule yayınları - deneme


Mutlu prens - Oscar Wilde - Şule yayınları - öykü



Öç öyküleri - dünya edebiyatı  -bordo siyah yayınları



Samanyolu - Kerime Nadir  -inkilap -roman


Modern Dünya Bunalımı - Rene Guenon 


Höyükteki nar ağacı - Yaşar Kemal -  YKY


Dağ Yolunda Karanlık Birikiyor - Hüseyin Kıran



Bu kitabı bir yudum kitapta okumuş, yorumlara bakmıştım.
Yorumlar ağırlıklı olarak olumsuz olsada kitabı aldım. 
Kitabın beğenilmeme sebebi kitap başındaki dilin kitap sonuna kadar muhafaza edilmemiş olması olabilir.  

Küçük insanlara büyük işler verilince nasıl değişir hikayesini bir çırpıda okuyoruz.

Katip Bartleby - Herman melville  - kırmızı kedi yayınları



Bir "yapmamayı tercih ediyorum" hikayesi.

 Yorum yapmayacağım kadar sinir bozucu bir karakterdi. Sırrıda ortaya çıkmadı zaten.
Okuyun efendim.

Reha Oğuz Türkkan - Gökşin - altın kitap -roman



Tunç çağında dağılmış boylarının ergonokonda birleşmesini konu alan,  tam anlamıyla toparlanmamış bir hikaye.  

Kaçan Ayna - Giovanni Papini - kırmızı kedi yayınları



Uzun zamandır okumayı istediğim bir kitaptı. 
Herbir karekteri birbirinden ilginç,  daha doğrusu gereksiz insanların olduğu hikaye kitabı.  
Yazar o kişileri nasıl kurmuş yada gözlemlemiş.

Yazarın başka kitabını okumadığım için şu kitaptan başlayın diyemesemde yazarı okuyun, keşfedin diyebilirim.

...
Efendim genel kritik yapmak gerekirse yoğun bir sene geçirdim.  Yüksek lisans bitti sınav hazırlıkları başladı.  Kitap okumaya hiç vaktim olmadı.  Bu vakitsizlikte 29 adet kitap okumuşum. 6 adet yerli, 23 adet yabancı yazar okumuşum. 

15 yeni yazar keşfetmişim. Bu 15 yazarın 3 tanesi yerli. 4 yazar daha önceki okuma listesinden. Demek ki o listelerin hepsi yalan. Insan oğlu kafasında kurduğu listeye bile sadik kalmıyor.  Çok çabuk cayabiliyor.

Yeni keşfettiğim yazarlar

Canpanella
Erskine Coldwell,
Stefan Zweing,
Peter Ackroyd,
Slyvia Plath,
Deniz Gezgin, 
Ursula Le Guine,
İan Dallas, 
Kerime Nadir,
Rene Guenen,
Linda Shu Park, 
Hüseyin Kıran, 
Herman Melville,
Oğuz Türkkan, 
Giovanni Papini,

Genel olarak e kitap okumuşum.  İşe gidip gelirken araba beklerken çantada ağırlık yapmasın diye telefona uygulama indirmiş,  e kitap okuyordum. Gözlerim çok yorulunca okumayı bıraktım. 
Genel Yayınevi listem
6 adet e- kitap,
4 adet kırmızı kedi yayınları,
Babil kitaplarının pek çoğunu okumak istiyorum. Bakalım nasip olur mu.
(Yazı puntoları normal yapılıp daha ince kitap oluşturulsa fena olmaz, rahatca yanımızda taşıyabiliriz. )

 İkişer adet varlık,  sel, kapı,  Şule

Muhtelif yayın evleri;
Arya, can, martı,  is Bankası,  YKY, iklim, bordo siyah, insan, inkilap, altın kitap, beyaz balina

Tür olarak roman ağırlıklı okumuşum. Düşünce,  deneme, biyografi,  öykü okumuşum. 

...

Şuan okuduklarım


Tek kelimelik sözlüğü ara ara rastgele açıp okuyorum. 

Murathan Mungan hiç okumadım ilk defa bir kitabını aldım.  3 hikaye var, birini okudum ağır gelince ara verdim. Jane Austen bitince dönüp bir hikaye daha okuyacağım. 

New york üçlemesinden de bir hikaye okudum. Onuda ara ara okuyacağım. 

Samiha Ayverdi ince olduğu için çantada taşıyorum.  Yolda izde bekleme yaparken okuyorum. 
Dilini özlemişim. 
Bitirdim bile :)

Jane Austen 'in kitabını da bitirdim.
Böylelikle okuduğum kitap sayısı 31 'e çıktı. 

Biz kitabına aylar önce başladım.  Bir seferde 80 sayfa okudum o şekilde de kaldı.  Sevemedim. 
Ameliyat sonrası * yorgunluk hali okumayamadım dedim. Tekrar başladım.
Yok ya bu kitaplar bana göre değil. 

*Burnumu yaptırdım. 
Burnumda eğrilik / et falan  vardı demeyeceğim, doğrudan estetik yaptırdım diyeceğim. Neyse o.
Bunla ilgili zaytung haberi var okuyun, eğlenin efendim.

2018 hedefleri

Elimin altında ne kadar kitap varsa o kadar kitap daha almak istiyorum. Ha ha çok mu tanıdık geldi.
 Ablam kitap alacağım dedi. Bende bir adet alabilir miyim dedim. Ablam direk " Hayır" dedi.
Ev tıklım tıklım boş bir duvar yok evde. Kıyafet giyeceksin aklında kombin var ama kıyafet yok, çünkü nereye koymuşsun kim bulup çıkaracak. 

Sevmediğim yazarları /kitapları elden çıkarayım diyorum kıyamıyorum. Takasa koyayım diyorum yerine başka kitap gelince aklım kalmaz belki.  Kitapların hepsi orjinal değil maalesef ki. 
Öyle bir karmaşa içindeyim.  Aman ne büyük dert demeyin gerçekten büyük dert.


Efendim öncelikli olarak yarım kalan kitapları bitireceğim.
Sonra bu resimdekileri bitireceğim.  Daha sonra alıp alıp yüzüne bakmadığım dergilere bakacağım. 

2017 hedefim dergilerin yarısını okumakmış. 
Burada bir gülme geldi. O dergiler nerede ki?
Tamam tamam o kadar da değil. 

...

Efendim yazı yazmak ne zor iş.  Konuları bağlayamadım gitti.
Çok çok uzatmakda istemiyorum.
Benden bu kadar.
Aslında takaslık kitap fikrini düşünebilirim /  düşünebiliriz.  Var mı elinizden çıkarmak istedikleriniz. Benim çok var ama farklı farklı yerlerde olduklari için bulup çıkarmam zaman alır.  
Bir ara ekleyeyim buralara bir yerlere.

...

Bu yazıyı yayınlamazsam 100 kere değiştireceğim, en iyisi olduğu kadarıyla yayınlamak. 

Allaha emanet olun. 



20 Aralık 2017 Çarşamba

Reha Oğuz Türkkan - Gökşin

Kitaba nasıl giriş yapsam bilemiyorum.  
Ilk olarak kitaptan mı yazardan mı bahsetsem? Yoksa saçma kitap yurdu siparişimden mi?
En en baştan başlayayım. Kitaba kitap yurdu kelepirlerde rastladım.  Hiç bir zaman sipariş vermediğim sepetime attım. Uzun zaman orada bekledi.
Göktürk' e kitap siparişi verecektik bende hemen araya kendi kitabımı sıkıştırdım.  Tek sorun ablamın kitap yurdundan kendimizin alacağı yönünde sipariş bilgisi geçmesi oldu. 

Gidip kendim alacaksam internetten neden sipariş vereyim !
Gidip alamayınca ilgililere kitapları eve göndermelerini istedik. Kargo ücretini bizim ödememiz gerektiğini söylediler. Bu bilinen birşey kabul ettik ve kitapları bekledik, bekledik gelmediler. Sipariş takibine bakalım dedik ve siparişin iptal edildiğini gördük.  Yeniden sipariş verildi ve geldi. 
Adresle ilgili hata yapılmıştı kargo firması aradı bilgi aldı. 
Özetle siparişten menmun kalmadım. Belki bizden kaynaklı bir iletişimsizlik olmuştur.


Kitaba başladım başlangıç kolaydı zamanla kişiler, mekanlar, ve insan türleri birbirine karıştı tam olarak neler vardı aktaramayabilirim. 
Biraz yüzeysel şekilde kitabı özetleyeyim. Günümüzde arkeolog/ antropolog Alper  Hazar Gölünden bir taş bulur. Pek çok üniversiteye  ve araştırma merkezine gider ama müspet cevap alamaz. 
En son Kızılderili modern bir şaman'a danışır ve olaylar burada başlar. 
Ortasında organik bir nesne olan taşımız zamanda yolculuk yapmaya yarayan bir geçit görevi görür ve bu iki kişiyi Amerikadan alır geçmişe, Asya ya gönderir.  
Geçmişte oyalanan ikili yaşadıkları kabilede doğum kutlamasında kullanılan işaretin taşın üzerindeki işaret ile benzerlik gösterdiğini fark ederler. Bu taşla ilgili araştırma burada bitiyor. Ilerleyen aşamalarda taşın sırrı araştırılmıyor bile. 
Neyse efendim bu taşla duvar yazısını kıyaslama aşamasında bebeğin babası ve bu ikili zamanda sıçrama yaparak tahmini 1000 yıl daha günümüze yaklaşırlar.


Bu devirde de ( Tunç Çağı )  hikayeleri en son birleşecek bir kaç kişi var.
Hikayeler birleşmeden önce herkezin yolu bir obadan geçiyor, 

Kimber Oymağı

Kızıl gtoklar ve budur şaklaplar (akçiller)  bir arada yaşıyor.  
Her gelen geçen misafir ediliyor. Tek ortak düşman insan yiyen şeveyler. Kendileri Çin ve Moğolların atası.

Kitap kahramanların gelecek olursak.

Gökşin

Gökşin Yıltuz, o devre göre isim Köğkçün . 

Pek asi o devirde. Ural dağlarında tek tanrı inancı yokken tek yaratıcı fikrini savunuyor ve bu sebepten obadan kovuluyor. 
Istikamet ana yurt Altaylar.
Onun ardı sırada onun gibi düşünenler yollara düşüyor. 
Bunlardan biri Ilbırın. Daha sonra hazreti İbrahim'in soyu olacak.
Bir diğeri mecer-er. 
Bir süre kızla birlikte yolculuk yapıyor.  Sığındıkları Kimber oymağından kovuluyor ve yolları bir daha kesişmiyor.

Ece Hatun
Eşleri saldırıda ölen kadınlar ile yola  düşüyor. 
Gökşin'in izine Kimber oymağında rastlıyorlar.  Bizim kadın grubu  burada üçe bölünüyorlar. Bir kısmı obada evlenip yeni türlerin oluşmasını sağlıyor, bir kısmı amozonların atası oluyor, bir kısmıda ece hatun ile ergonokona doğru yola çıkıyor.

Yalnız yolcu Kızıltuğ
Tuğurlardan bir yiğit.  Efsanelerde duyduğu Altay dağlarındaki gizli yurda (ergonokon ) doğru yola çıkar.
Onunda yolu Kimber oymağında geçer.  Hatta oradan birisi ile de evlenir. Bu evlenme hikayesinde onu beğenen kız kendi eli ile sadak hazırlayıp oğlana taktim ediyor bu şekilde evleniyorlar.  Bir an o sadak günümüzde bulundu dedim ama değilmiş.

Uzun lafın kısası bol olaylar sonra ergonakondan çıkış hikayesine dönüyor hikaye.
Dağılan boylar toplanıyor ve yeni yurda yerleşiyorlar. Hikaye burada bitiyor.
Arada pek çok detayı var ama değinmeyeceğim.

Kitabı beğendim mi?

 Farklı desem beğenmediğimi anlar mısınız?
 Konuyu işleyiş biçimi pek amatör buldu. Cevapsız kalan pek çok şey vardı. 
Yinede kitabı zaman kaybı olarak görmüyorum.

Yazar hakkında bir şey yazmaya üşendim. Daha doğrusu kendisi beklediğimden farklı çıktı o yüzden anlatmaya başlasam bitmez diye uğraşmayacağım.

Efendim bu tarz tarihi romanları seviyorsanız size Bozkır'ın Efendisini tavsiye ederim.
Yazı yazmak ne zormuş unutmuşum.  O yüzden burada bitireceğim
Kalın sağlıcakla. 

16 Aralık 2017 Cumartesi

Beynim yandı a dostlar

Ders çalışmaya ne zaman başladım hatırlamıyorum, kendimi bildim bileli ders çalışıyorum modundayım.


ISG ve TMGD sınavlarına hazırlanıyordum. 
Çok şükür sınav maratonu geçti.
Nasıl gecti derseniz, TMGD den geçemedim. Geçmek gibi beklentim yoktu ama o kadarda zor beklemiyordum.

ISG sınavına bugün girdim. Güzel geçtiğini düşünüyordum,  netteki yorumları görünce şüphe etmeye başladım.
Az biraz dinleneyim neler yapmışım mütalaa ederim.

Bu zaman zarfında kitap okumayı özledim diyebilirim.
Tüyaptan ve sahaftan kitaplar aldım.  Bir an önce başlamak istiyorum.
Başladım aslında.


Tüyap kitaplarım


Ay pardon kitaplarımız. Tüyap'a  yeğenim için gitmiştik. 
İki kitap okudum.


Sahaf kitaplarım. 


Gökşin 'i internetten sipariş ettim. Diğerleri A101 den.
Bu kitaplar haricinde de okunmayı bekleyen kitaplarım var.
Beyazıt kitap fuarında aldıklarımda bir tane, Beyoğlu sahaflardan aldıklarımdan  5 tanesini ve daha niceleri okunmayı bekliyor.

Ağır ağır başlarım artık.

Bu zaman zarfında blog aleminde neler olmuş yavaş yavaş bakacağım.

Kalın sağlıcakla. 

26 Ekim 2017 Perşembe

Bir iki satır karalamaca # 2

20 ekim 2017

Efendim ben neden bir iki satır karalamaya gelmiştim unutmadan karalayıvereyim. 
Kitap okumak güzel şey vesselam. 
Daha önce yazdım mı bilmem B sınıfı  güvenliği uzmanlığı  sınavına hazırlanıyorum. Hal böyle oluncada kitap okumaya fırsatım olmuyor. Daha doğrusu elimin altındaki kitaplar pratik okunacak kitaplar değil. En geniş zamanda dahi modern dünyanın bunalımını okuyamamış insan sınava hazırlanırken hay bin yekzan mı okusun mukaddime mi?
Kaldı ki sınava bile doğru düzgün çalışamıyorum. Sadece 24 konu bitirdim. Geride kaç konu var onu bile bilmiyorum.

Neyse efendim geçen hafta amcama gittim. Okumak istediğim ne kadar kitap varsa kuzende var. Bende abartmayayım dedim  emanet iki adet kitap aldım. Okuyamıyorum. Çünkü sahibi kitaplarını dik bir şekilde bile istiflemiyor ki yıpranmasın. Bir şekilde birini okumaya başladım. Kenerını kırmışım o kadarda dikkat etmiştim. Kendi kitabımı yatarken okudum, kitap yatağın içinde kayboldu gitti de kitaba bir şey olmadı emanet kitap olmayacak yerinden  ( cilt kısmından ) kırılmış.


Uzatmadan efendim bu incecik iki kitap, kitap okumanın güzel bir şey olduğunu hatırlattı. 
İki yazarında dilini de severim. 
Stefan Zweig'in okuduğum 5. kitabı; Diğer kitapları kadar etkileyici bulmasam da güzeldi.
Yaşar Kemal'in okuduğum kaçıncı kitabı? Emin olamadım. 
Ada hikayesini tek sayıyorum, galiba 6 ya da 7 kitabını okudum. 
İkisini de tavsiye ediyorum. Tabi dile aşina olanlara tavsiye ediyorum. 

25 ekim 2017

Bu zaman zarfında sipariş verdiğim İSG sınavına hazırlık kitaplarıda geldi.  Dört gözle beklediğim kitaplardan konu anlatımın beğenmedim.
 resmi  çeviremedim

Tamam özet çıkarmak kolay bir şey değil bunu kabul ediyorum da o konuları neye göre kategorize etmişler, neden içindekiler bölümü yok? Hevesim kaçtı.

26 ekim 2017

 Bir yudum kitabı bilmeyen var mı?
 Her sabah " var olun " diyerek kitaplardan, dergilerden kısa pasajlar gönderen uygulama.
Uygulama diye bahsetmek uygun olmsada kullanmam gereken kelimeyi bulamadım.
 Ekip başka bir uygulama yapmış.
"Bir kutu kitap "
Aa biliyor muydunuz, neden haber vermediniz.

Efendim uygulama başlayalı bir kaç ay olmuş ben yeni haberdar oldum. Açıkçası kutunun seçmece olmayıp editörlerin seçtiği kitaplar olmasi cazip gelmedi. En azından bir iki kutu olsa biz o kutulardan birini seçsek daha güzel olurdu.
Bu kutudan  yola çıkarak başka kutulara bakayım dedim.  Resmen insanlarlan dalga geçiyorlar.

iki kartpostal, bir not defteri, çorap kalem 60 tl.


Ayraçları yazmayı unutmuşum, kınadım kendimi.

Birde kendi hobi kutunu kendin oluştur sitesi var. Ahsap kasaya 32 tl verip, içine 35 liralık makas ( tuvafiyede 12 tl), 50 tl hafif işleme pano ( kasnak 10 tl evde mevcut, etamin ipi ve kumaşı da evde bol) ve üç liralık deftere on lira verip kutu uluşturuyorsunuz. 

Bu kutuları alanların hiç mi piyasa bilgisi yok.
Paraları bolda harcayacak yer mi bulamıyorlar.
Yoksa yetenek mi yok?

Rahatsız olmasam en alasını hazırlar nispet yaparım.
 En iyisimi hiç kınamayayım, sonra dar vakitte bunlardan birine para vermek zorunda kalırım.